Sevgi çaresizlikten doğmaz; adı o zaman sevgi olmaz! Kişi kendine biraz dışarıdan bakmalı!
İzleyiciler
Pazartesi, Nisan 16, 2007
Senin için:)
Pazartesi, Nisan 09, 2007
Sevgi Dolu Misafir:)
Sonra bizim egecikle başladılar hırlaşmaya. Ege merak içinde. Küçük misafirimiz öyle hanımevladı görünüyor ama az meydan okumadı egeye. Meğer köpeklerle birlikte büyümüş velet:) Annem ve kardeşmle geç saatlere kadar onları izlemekten kendimizi alıkoyamadık:) Ege önceleri merak içindeyken sonraları hepimize küstü ve o gidene kadar yemek filan yemedi:)
Fazla uzun sürmedi mifafirliği çiçocuğumuzun. Ertesi gün aşkım koşakoşa bize gelmişti bu cadıyı sevmek için. Şımarık ötesi birşey bu insanın dibinden ayrılmıyor ki, tam yemelik tam:) Sahibini de bulmuş gelirken, üst sokaktaki pedshoptan kaçmış ufaklık. Cinsi hassas olmasına rağmen, iyi bakılmıyordu bizce Çiçocuk. Zayıftı ve tüyleri hayli karışmıştı. Bu keratayı almak istedik kurtaralım diye, fakat sahibi onu bize vermedi...Üzüle üzüle, Uğurla birlikte ufaklığı onlara teslim ettik ama çocuk gibi de üzüldük. Tek tesellimiz, bi sokak yukarda olmasıydı, belki bizim evi koklaya koklaya bulur diye avunduk. Tam Uğuruma göre bir pisicik o, kendini sevdiren, hır hır yapan, habire yalayan bir şımarık tam:) Bandırmaya götürmeye bile kalkışacaktı ama ufaklığı teslim ettik sonunda. İkimiz de aynı çocuksu ifadeyle baktık birbirimize Çiçoyu bırakırken. Ziyarete gideceğiz ara sıra. Sevgimize sevgi kattı bir günlüğüne de olsa sarı- beyaz çiçocuk . Bu arada tanıştığım ve oyunlar oynadığımızta diğer kedişler sakın kıskanmayın, ben hepinizi çok seviyorum ama bu ufaklık bitanemin süpriziydi:)))))))))
Perşembe, Şubat 15, 2007
Perşembe, Aralık 21, 2006
Aşk
Anlayış
Cuma, Kasım 24, 2006
Meleğim...

Tatlı meleğim, dostum, canım benim. Kurduğumuz hayalleri, paylaştığımız sevinçleri, tattığımız hüzünleri, gerçek olan hayallerimizi, masum gözyaşlarımızı ve söylediğimiz şarkılarıda yanında götür. Sevincine sevinç ekle, git hayallerinin peşine ve dönüşün muhteşem olsun...O mezuniyet gününden sonra hayatlarımız başka yönlere savrulsada tek dileğim gittiğin yerde aradıklarını bulman! Kimbilir bizleri, büyük şehirlerin temiz kalpli kızlarını küçücük bir kentte dert ortağı yapan kader, birgün tekrar biraraya getirecek ve belki de bu o kadar uzak değil:) Kendinle iyi anlaş arkadaşım, su gibi git gel, gülücükler eksik olmasın güzel yüzünden, bizleri de unutma sakın...
Pazartesi, Kasım 13, 2006
;)
Cuma, Kasım 10, 2006
Çarşamba, Kasım 08, 2006
Büyümek
Perşembe, Kasım 02, 2006
Uğurlu günler:)

Salı, Ekim 03, 2006
Yıldızlar
Cuma, Eylül 29, 2006
İçimin sesleri
Cuma, Eylül 15, 2006
Seni Saklayacağım

Perşembe, Eylül 14, 2006
Gülümse
Çarşamba, Eylül 13, 2006
Hayal

Pazartesi, Eylül 11, 2006
Bir evin tek insanı olmak
Çarşamba, Ağustos 30, 2006
Sevgim
Cumartesi, Ağustos 19, 2006
Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın...
Çarşamba, Ağustos 16, 2006
Anlaşılmak...
Pazar, Ağustos 13, 2006
Aynı günü,aynı anda anmak:)
Cumartesi, Ağustos 12, 2006
Gürültü dedim ama...
Cuma, Ağustos 11, 2006
Gece
Perşembe, Ağustos 10, 2006
Perşembe, Ağustos 03, 2006
Bazı günler
Pazartesi, Temmuz 31, 2006
Kırlangıç
Şaşırmış adam,
Gel zaman git zaman, kırlangıçın hemen ardından, bizim adamı pişmanlık basmış:
Neden bilmem ayağımıza gelen aşkı görmek istemeyiz bazen...Yalnızlıktan korkutucu olabilir mi çok sevmek? Altı ay olmasa da ömrümüz giden günler geri gelir mi yeniden?? sevmenin sevilmenin kıymetini anlamalıyız zaman geçmeden...
Pazar, Temmuz 30, 2006
Küçük bir korku...
Cumartesi, Temmuz 22, 2006
Beklemek
Cumartesi, Temmuz 15, 2006
Sessiz Mutluluk
Çarşamba, Temmuz 05, 2006
Şaşkın
Bu bakışlar kime, nereye...yoksa o zamandan girdim mi zaman tüneline? Yeni inmiştim kürsüden dostlarım gerideydi... nerden geldim nereye gidiyorum. Hayat nerelere götürüyor bizleri? Hem mutlu, hem hüzünlü bir gündü, acayipti, bittiğinin kanıtıydı beş senenin...Bundan sonra da bu kadar çabuk mu geçecek zaman? Hep bu yüz ifadesiyle bakakalacak mıyım geçirdiğim günlerin ardından? İlk tanıştığım günler dün gibi şu okulla, herbir dostumun ilk halleri dün gibi aklımda...Hepimiz başka yerlerden gelip burda birleşmiştik, aslında tesadüftü, imkansızdı, istese de gelemezdi birbirine bu kadar bağlı dostlar biraraya! Dağılışımızda biraraya gelişimiz kadar inanılmaz geliyor bana...Giderken dilşat demişti ki " Özlem seni nasıl bırakıp gideceğiz burdan?" sözlerini tamamlayamadı, ağladı...Benim de hiç aklıma gelmezdi birgün yollarmızı yolla bile olsa ayıracağımız. Ama oldu işte...Beş sene uzun zaman geçmez gibi geliyor insana ve üniversitede insan dersten çok yaşamı öğreniyor...Onyedi yaşından beri ordaydım ve kendime oluşturduğum yaşam, arkadaşlarım herşey güzeldi...Şimdi şaşkın şaşkın bakıyorum o günlere...Orda yaşadığım herşeyi seviyordum...Elimde resimler kaldı, kızların seslerinin yankıları kulağımda ve herbirinin bir eşyası evin her köşesinde...Yaşadığım aşkın sızısı...Şimdi başka bir hayat bekliyor bizleri, o hayatta da karşılaşmamız dileğimle tüm sevdiklerimle...Pazar, Haziran 18, 2006
İstemeyerek

Murathan Mungan
Kabullenmeliyiz herşeyin bir sonu var. Çocukluğunda, gençliğin de, yaşamın da hepsinin bir sonu var. Önemli olan mutlulukları tutmak elimizde. Her sona olağan davranarak ve her başlangıça umutla gülmsemek. Özlenmez, çekilmez, aranmaz hale getirdikten sonra günleri, ne anlamı var bunca yaşanmışlığın? Üzülmenin ne anlamı var, akan gözyaşları ne için? Birbirimize alışmışlığımızdan ayrıldığımızdan mı yoksa gerçekten birbirimizden ayrıldığımızdan mı? Ben sadece gideceğim ve ben sadece uzaklaşacağım ama sanırım aramızda unutanlar olacak hem de sonsuza kadar...Bir oyundan daha kovuldum işte hem de kovulduğum aşkın koru hala canımı yakarken...Değişmek gerek oysa büyümek gerek!!
Cuma, Haziran 16, 2006
Masal
Bir masal anlatıyorum;pembeler içinde bir kız oturuyor deniz kenarında,
kenara çekilmiş müthiş bir veda gecesinin içinden
gözleri parlıyor, damlalar düştü düşecek
denizin kokusunu çekiyor içine
bir an dönüp arkasına bakıyor
bir önce ki masalda ayakkabısını düşürmediğinden mi ne?
prens bu masalda külkedisini yalnız bırakıyor...
son bir kez insanların arasına bakıyor kız ve tekrar denizin kokusunu duyuyor...
gecenin vedalaşma zamanı geliyor
sarılıyor dostlarına hep olduğu gibi...
veda ettiklerine mi içlensin veda bile edemediklerine mi...
saat oniki oluyor ve herşey eski haline dönüyor hayatında
masal eksik kalıyor, sonunu kimse bilmiyor!!!
Çarşamba, Haziran 14, 2006
Mutluluk
Güneş kucağındadır, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür.
Ciğerine kuruludur orkestra, duymazsın
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın...
William Shakespeare
Perşembe, Haziran 08, 2006
ÇOCUK
Cumartesi, Haziran 03, 2006
Cuma, Haziran 02, 2006
YAZ
Salı, Mayıs 23, 2006
Doğumgünü
Cuma, Mayıs 19, 2006
Fırsat
Perşembe, Mayıs 18, 2006
Ayrılık
Pazartesi, Mayıs 15, 2006
Borç
DENGE
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
Yan gelmişim diz boyu sulara.
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
Hiç birinizle dövüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz.
Benim gizli bir bildiğim var.
Sizin alınız al, inandım
Sizin morunuz mor, inandım.
Ben tam dünyaya göre,
Ben tam, kendime göre.
Ama sizin adınız ne ?
Benim dengemi bozmayınız.
Turgut Uyar
Pazar, Mayıs 14, 2006
GÜLÜME...

Perşembe, Mayıs 11, 2006
Karıştım...
Çarşamba, Mayıs 10, 2006
Vazgeçmek
Hem bir şeyler yazmak istemek, hem de beynindeki milyonlarca düşünceyi susturmak istemek zor bir ikilem...
Vazgeçtim; bu cümleden sonra başka bir cümleye daha geçmeyeceğim bu gecelik;)
Salı, Mayıs 09, 2006
Rüya
Pazar, Mayıs 07, 2006
Hayat
Cumartesi, Mayıs 06, 2006
Sabaha Karşı
Pazartesi, Nisan 17, 2006
Eskilerden
Cuma, Nisan 14, 2006
Umut
Hayatta yanlış köşelerde duruyoruz, olabilir...
Herşeyi bırakıp gitmek bence çözüm değil...
Savaşıp doğru köşeye geçmek gerek...
Çekip gitmek doğru değil...
Kaybetmediğim bir umudum var, beni yaşama bağlayan...
Bir de köşem var, kaybedilmiş umutların hepsini bulup sakladığım ...
İsteyen gelip alabilir...
Çarşamba, Nisan 12, 2006
Bahar

Cuma, Nisan 07, 2006
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?
Salı, Mart 21, 2006
Pazar, Mart 19, 2006
Viraj
Pazar, Şubat 05, 2006
MESAJ
Seni Seviyorum Serpin

Yine garip bir olay geldi başıma. Beyaz bebeğime göz koydular! Hem o kadar ki sınav olurken yanıma gelip odasına çağırdı okulumuz sevgili hocalarımdan biri! Hamsterları ölmüşte. Kibar bir dille anlatmaya çalıştım derdimi ve sonuç olarak vermedim tabiki Serpin'i. Hocamız yetinmedi ve telefonumu-adresimi aldı, yani ziyaretçim olabilir ilerleyen günlerde tabi çalan telefona cevap verirsem:) Aslında kızamadım ona Canım'ın dediği gibi: "Penceren kadar ışık alırsın!" Hangi fakülteyi bitirdiğin hiç önemli değil birşeyleri anlamak için, anlamak için yalnızca anlamayı istemek gerekli galiba! Neyse ki gene de diğerlerinden daha anlayışlı biriymişte Serpin'e bağlandığımı ve çok sevdiğimi anlatabildim ona. Fakat benim anlamadığım bir nokta var: Eğer yavru kedi istiyorsanız sokakta birsürü üşüyen minik var, onlar canlı değil mi? Benimkinin başında taç var ise ötekinin yüzüne süt dökülmüş, hepsi tatlı bunların! Heves olduğunu bilmesem, tırmaladığında iki tokat atmayacağını bilmesem yine de vermezdim kimseye Serpin'i ama bu kadar da garip karşılamazdım bu olayı. Hayvan sevmek evinde en güzelinden bir kedi beslemek değil sanırım, aşık olmak en güzeline aşık olmak değil, en güzel evde oturmak değil mutluluk ve en iyi fakülteyi bitirerek öğrenilmiyor yaşam...ukalalık değil, bende henüz birşey öğrendiğimi savunmuyorum ki...öğreniyorum! Hocam' a yazmadım tabi bütün bunları(sıkıysa yazayım:)), bunlar sadece benim güzele güzel olduğu için aşık olanlar hakkındaki düşüncelerim...
Bir Dosta...
Ardıma bakmadan gitmek zor! Bu fenerin ucuna yürüdük; yağmurda, rüzgarda, baharda elimde pamuk şekerle...Cuma, Şubat 03, 2006
Kardeşlik

Muhteşem birşey!
Pazartesi, Ocak 30, 2006
Sanki

Anladım ki birşeyi çok isteyince insan gece uykularını feda edebiliyormuş, anladım ki ne kadar fedakarlık edebilsen de kendinden isteğinin gerçekleşmeme ihtimaline katlanıyor ve sabırla bekleyebiliyormuşsun! Özleme, sıkıntıya, acıya günlerce katlandığının farkına varmıyor nefes almayı unutabiliyormuşsun ve alçak bir dala bir serçe konduysa, gözüne iliştiyse ve görebildiysen o korunmaz serçenin denizi donduran soğunda nasıl yaşayabildiğini...sen de yaşarsın! Kaygıyla değil umutla bakabilmeyi bazen başaramıyorum sanki!
Perşembe, Ocak 26, 2006
Kartopu
Cuma, Ocak 20, 2006
İnsan
Pazartesi, Ocak 16, 2006
Cumartesi, Ocak 14, 2006
Gitmek
Cuma, Ocak 13, 2006
Sevgi
Cumartesi, Ocak 07, 2006
Özlem
Salı, Ocak 03, 2006
Bebek
Cumartesi, Aralık 31, 2005
Mutlu Yıllar

Perşembe, Aralık 29, 2005
Tatsızlık
Çarşamba, Aralık 28, 2005
Serpin
Özür
Salı, Aralık 27, 2005
......
Cumartesi, Aralık 24, 2005
Mutsuzluk...
Cuma, Aralık 23, 2005
Zaman Geçerken
Sevdim...bu küçük kenti, burda yaşadıklarımı, burda paylaştıklarımı, burda sevdiklerimi, burda tanıdıklarımı, feneri, yaz tepeyi, ilkbahar günlerinde sahildeki kalabalığı, donduran soğunu, martılarını, balıklarını, iskelesini, denizini, burdaki özgürlüğümü, havasını, suyunu, deniz kenarında yediğim simiti ... SEVDİM...Kim ne derse desin...Zaman geçti gitti su gibi...Büyük sevgiler sığdı bu küçük yere...Nasıl çekip gideceğim diye düşünmekteyim!Pazartesi, Aralık 19, 2005
Rüya
Rüyaymış...
Pazar, Aralık 18, 2005
Yağmur yağarken
Cuma, Aralık 16, 2005
Terkeden
Giden mi suçludur herzaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman
Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu herşey
kendiliğinden
Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten
Murathan Mungan
Sustuk

İstediğimiz kadar konuşmayalım.Bu suskunluk çözmeyecek hiçbirşeyi çünkü görüyorsun sana söylemediklerimi...Duymasan da! Konuşulmayacak kadar ortada belki herşey ya da en azından eskilere, dost olduğumuz günlere dokunmayalım diyoruz.Ama olmuyor, oyunu bozuyoruz! Yolda yürürken herkes gibi seni de gözden kaçırmak istiyorum ya da arkamı dönüp baktığımda bakışlarına yakalanmamak! Artık inancım yok seninle bir ana bile...Susalım susabildiğimiz yere kadar,çözülmesede dolanmaz belki herşey.Konuştuğumuzda ise ben gidiyor olacağım!
Salı, Aralık 13, 2005
Ateş
Bitmese...

Sevdiklerimle geçirilen anların bitişi hep zordu benim için, hala da zor...Gitmek,unutmak ve uğurlamak gözlerime buğu düşürür her seferinde; yapamam geri dönerim.Her başlangıç yeni bir mutluluk, her bitiş yeni bir hüzün...Bitmeden başlamıyor biliyorum fakat ben 'merhaba' kelimesini seviyorum.Bugün bıraktığım yerlere birgün tamamen döneceğim.Buraları, bu denizi, bu feneri, yaşanan aşkları, bölüşülen simitleri unutmak mümkün olmasada birgün bitecek.Ve ben bu sabah gözyaşlarımı silerek ayrıldığım yere; yeniden kavuşmanın mutluluğuyla ve belki de biraz arkamda bıraktıklarımın hüznüyle geri döneceğim...
Pazar, Aralık 11, 2005
Koşulsuz Sevgi

Pazar, Kasım 13, 2005
Yaşama Dair
yaşamak şakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan,
sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile,
mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde
ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
Nazım Hikmet RAN
Çarşamba, Kasım 09, 2005
Pazartesi, Kasım 07, 2005
Salı, Kasım 01, 2005
Merhaba

Yapılacak hiçbir şey kalmasa da;
Hiçbir şey arzuladığın gibi olmasa da;
Beklediklerin umduğun gibi çıkmasa da;
Gene de amacın, amacın olmalı : YAŞAMAK!
Sevdiklerin seni yüzüstü bıraksa da;
Duyup gördüklerinden dehşete kapılsan da;
Hayallerinin tümü bir anda yıkılsa da;
Gene amacın, amacın olmalı : YAŞAMAK!
Y A Ş A M A K !
Yüzyüze, teketek, acılarla : YAŞAMAK!
Başka neden beklemeden : YAŞAMAK!
Yaşamı sadece severek : YAŞAMAK!















